in

Karanlığın Sol Eli Kitap İnceleme

Cinsiyetin önemsiz olduğu, üstünlük ya da zayıflık çağrıştırmadığı bir dünya…

Ursula K. Le Guin’den bir kitap okuduktan sonra diğer kitaplarını da okuma isteği hemen peşinden geliyor. Yazardan okuyucuları düşünsel anlamda zorlayacak, hayal güçlerinin sınırlarını aşmasını sağlayacak bir kitap daha..

Kötü bir yönetimden nefret etmeyen adam aptalın tekidir.

Alternatif dünyalar yaratmayı seven yazar yine ilginç bir dünya yaratmış okuyucular için.         Yarattığı dünyayı; düşünerek, sorgulayarak ve tabi ki de keyifle keşfetmekte bizlere kalıyor. Kış adlı gezegendeyiz. Aşırı soğuk bir dünya ve o yaşam şartlarına uyum sağlamış insanlar..

Ve bu gezegendeki herkes cinsiyetsiz. Yazara göre cinsiyetsiz bir toplumda yaşam nasıl olabilirdi sorusunun cevaplarını buluyoruz.Anlatıcı Ai’yle birlikte kış gezegenindeki ülkeleri, bu ülkelerde yaşayan insanları ve onların davranış biçimlerini bizler de onunla birlikte anlamaya çalışıyoruz.Anlatıcımız Ai adında bir elçi. Bilmediği, yabancısı olduğu bir dünyada iki yıldır tek başına Ai. Başka bir gezegenden-sıcak gezegeninden- Kış gezegenine, Karhide milletinin yanına gelmişti. İşi ittifak sunmaktı.

Ve tabi ki adım atmış olduğu dünyayı araştırmak, incelemek ve gözlemlemek… Ancak işi hiç de kolay değildi. Ai orada elçi olarak bulunuyordu ama onu orada istemeyenler de çoktu. Özellikle kralla yakın ilişkisi bulunan kişiler onun varlığından rahatsızdı.Bu dünyada geçirdiği zamanlarda Ai’nin bir eşlikçisi de vardı. Estraven, Ai’nin uzun bir süreliğine vasi görevini üstlenen kişiydi. Estraven, Kralın Kulağı pozisyonunda yani en önemli mevkilerden birindeydi. Ai’ye göre şu an için erkekti ama o dünyada böyle tanımların yeri yoktu..Ai burada geçirdiği süre boyunca hep bir şeyleri anlamaya çabalamış ve amacına ulaşmak için de adımlar atmaya çalışmıştı. Ancak geldiği nokta pek de tatmin edici değildi. Estraven gözden düşmüş, onun vasiliğinden çıkmıştı. Kendisi ise amacına yaklaşmaktan çok uzaklaşmaya başlamıştı. Böyle devam ederse emekleri boşa gidecekti. Kralın yanında, ona haber uçuran saraylıların yanında bir adım daha ilerleyemezdi. Ayrıca Estraven’de sürülmüştü ve ihanetle suçlanıyordu. Bu Ai’de hayal kırıklığı ve korku yaratmıştı. Estraven’in sürüldüğü gün bir karara vardı. Kaldığı şehirden, kraldan ve saraylılardan uzaklaşmak istiyordu. İki yıl boyunca geldiği yeri gözlemlemek, duymak isteyenlere de kendinden ve amacından bahsetmek istemişti. İki isteğinde de başarıyı yakalayamamıştı. Şimdi farklı yerlerde farklı insanlarla bunu denemeliydi…Tesadüf olması güç bir şekilde Estraven ve Ai’nin yolları tekrar kesişiyor. Bu sefer ikisinin şartları da çok farklı. Ve iktidar savaşları kapıyı çalıyor olabilir. Estraven’in birtakım planları var ve Ai’de bu planlara dahil. Ai’nin gelmesinin asıl nedeni olan teklifi ise kimse tarafından kabul edilmemiş bir şekilde hala masada..Ai kendi evinden çok uzakta, bilinmeyenlerin bilinenlerden çok daha fazla olduğu bir dünyada yolunu bulmaya çalışıyor. Uzun, yorucu ve belirsiz bir süreç önünde uzanıyordu..

Her zaman yazarların hayal güçlerinden doğmuş şaşırtıcı dünyaları okumayı sevmişimdir. Yeni bir şeyi keşfetmek, yaratılan dünyayı ve kurulan düzeni anlamaya çalışmak tıpkı bilmece çözmek ya da puzzle yapmak kadar keyifli. Karanlığın Sol Eli de buna mükemmel bir şekilde uyuyor. Yazarın sosyal ve siyasi konulara olan ilgisi kitaplarında kendini belli ediyor. Bu kitabında da özellikle toplum ve cinsiyet ilişkisini ele alıyor. Cinsiyetsiz olarak adlandırılan insanların yaşadığı kış gezegenini okuyuculara sunuyor yazar.Peki sizce kadın-erkek kavramının olmaması daha mı iyi olurdu yoksa daha mı kötü olurdu?Ai orada iki yılını geçirmiş olsa bile düşünceleri ve gözlemleri hala kendi dünyasının esiriydi. Örneğin cinsiyeti olmaması gereken kişilik özelliklerine cinsiyet atfediyordu. Tıpkı bizler gibi..Cazibe, nezaket, hoş görünme kadınlara ait olurken güçlü bir duruş, sert bir mizaç erkeklere ait olmalıydı. Çok tanıdık değil mi?Ai çabalasa da onların fizyolojisine ve cinsiyet algılarına tam olarak anlam veremiyordu. Örneğin geçirmiş oldukları ‘Kemmer’ evresi. Bu evrede kişilerin belli süreliğine erkeklik ya da kadınlık hormonları yükseliyor. Kemmer evresinde kadınlık hormonu artan gebe kalabiliyor. Seçim onlara ait değil. Kimin dişi kimin erkek olacağı bilinemez. Bu nedenle önceden anne konumunda olan birisi daha sonraki Kemmerde baba konumuna da gelebiliyor. Süreç bittikten sonra ise tekrar cinsiyetsiz olarak hayatlarına devam ediyorlar. Bütün bunları sindirmek Ai için oldukça zordu ve belki de okuyucular için de öyle.Cinsiyetsizlerin Kemmer sonrası çocuklarını düşünelim…

Gebe kalanlar ve erkek rolündekiler artık ne kadın ne erkek. Ancak çocuklar ikisinin çocukları. Peki, çocuğa en çok kim bakacak?(!) Evet bu daha çok bizim dünyamıza göre bir soru ve bize göre cevabı çok net. Çocuk bakımı, çocuğu büyütmek anneye aittir. Baba ise çocuğu uzaktan sevmekle yükümlüdür…

Kış gezegeninde ise işler bu şekilde yürümüyor. Bir kişiye bütün sorumluluklar verilip geri çekilmiyor kimse. Eşit bir şekilde sorumlulukları olduğunun bilincinde herkes. Harhangi bir cinsiyete saçma sapan sorumluluklar ve özelliklerin yüklenmediği bir dünya.. Baskı yok, şiddet ve aşağılama yok. Çünkü üstünlük-aşağılık olma durumu yok. Karşıdaki insanın sadece insan olarak değerlendirildiği bir dünya. Kötü olan da iyi olan da sadece insana ait. Cinsiyete değil..

Erkekler ağlamaz, kadınlar kırılgandır.Erkek taşı sıksa suyunu çıkartmalıdır; kadınlar ise her işi yapamaz, yapmamalıdır.Erkekler hiçbir seyden korkmaz ve cesaretlidir,  kadınlar ise ürkektir.Erkekler çalışmaktan ve paradan sorumludur, kadınlar çocuk ve ev işinden sorumludur.Evlenirken erkek kız alır, kadın ise kocaya verilir…

Her iki cinsiyeti de gereksiz bir yük altına sokan toplumun cinsiyetlere atfettiği rollerden birkaçı..Kimilerine göre basit kimilerine göre önemsiz şeyler. Ancak ne kadar akıl almaz bir dünyada yaşıyoruz ki dilenen dilek sadece ‘insanca’ muamele görmek. Sanki doğrusu başka bir şey olabilirmiş gibi…

Cinsiyetsizliğin sosyal yapıya etkisi nedir?İnsanlar, cinsiyetsiz olursa daha iyi bir varlık haline mi gelir yoksa bu bir şeyi değiştirmez mi?

Cevaplanmak istenen sorular ve keşfedilecek bir dünya sizleri bekliyor..

Keyifli okumalar.

Yöneticiye Bildir

Sen ne düşünüyorsun?

Yazar Betül

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0

Yeşil Çığlık Kitap İnceleme

Konstantiniyye Oteli Kitap İnceleme