in

Fareler ve İnsanlar Kitap İnceleme

Kitabı henüz bitirdim ve bıraktığı etkiyle yazmaya sarıldım. Bazı kitaplar vardır tam yüreğinize dokunur ve etkisinden kurtulup, gözünüzden kopup bağımsızlığını ilan eden gözyaşlarınıza engel olamazsınız. Bunun gibi kurgu olduğunu unutturup, böyle hisler yaşatan kitapları seviyorum.

George ve Lennie hayatlarını idame ettirmek için, ırgatlık yapan iki zavallı, evsiz, gezgindir. Çok nadir görülen ve çıkarsız bir dostlukları vardır. George ufak tefek, zeki bir adam. Lennie ise koca cüsseli, hayvani ve orantısız bir güce sahip, zeka geriliği olan bir karakter. George sürekli olarak yeni işler bulur. Ama Lennie bir şekilde başlarını belaya sokup, işten atılmalarına sebep olur. Arada ondan kurtulmak istediğini söyleyip isyan eder George. Ama anında pişman olur,  yumuşar. Tıpkı bir anne şefkatiyle üzerine titrer, arkasını kollar, sahiplenir Lennie ‘ yi. Fareler ve İnsanlar, birbirine tamamen zıt iki insanın tuhaf dostluğu.

“üzülme,” dedi, “bazen insan mecbur kalır.”

Yahya Kemal Beyatlı ‘ nın bir sözü vardır ;  ” İnsan alemde hayal ettiği müddetçe yaşar. ” Evet, bu söze kitapta fazlasıyla şahit oluyorsunuz. George ve Lennie ‘ nin hayata   tutunmalarına sebep olan hayalleri vardır. Kendilerine ait, dışlanıp horlanmadan yaşayacakları bir ev ve arazi sahibi olmak. Tabi birkaç tavşan da olmalı. Çünkü Lennie ‘ nin tuhaf bir hastalığı,  takıntısı vardır. Yumuşak şeylere dokunmayı, okşamayı çok sever.  Ama gücünü kontrol edecek bir zekaya sahip olmadığı için, severken, okşarken öldürür fareleri ve diğer canlıları.  İnsan en büyük zararı en çok sevdiklerine verir, sözü tam bu duruma uygun.

“İnsanın yüreğinin iyi olması için akla gerek yoktur.”

Çok ince bir kitap olmasına rağmen dolu dolu bir hikaye. Yoksulluk, ırkçılık, dostluk, vefa, hırs, masumiyet, saflık… gibi konulara değinmiş, zengin içerikli bir kitap. 1930′ lu yılların Kaliforniyasında yaşanan insanlık ayıbı ırkçılığa özellikle yer verilmiş. Kitabın isminden de anlaşılacağı gibi yazar, işçileri farelere benzetiyor. Çünkü tıpkı onlar gibi bir hedefleri, amaçları olmadan, karın tokluğuna kan ter içinde çalışıyor, insan olduklarının bilincinde dahi değilmişcesine iğrenç yataklarda uyuyor, berbat yemekler yiyorlar. İşin kötü tarafı bunu kabul ediyor, değiştirmek için bir çaba sarfetmiyorlar. George ve Lennie onların aksine hayallere sahip. George her ne kadar bu hayallerin gerçekleşmeyeceğini bilsede sırf umudunu yitirmemek ve Lennie ‘ yi mutlu etmek için sürekli anlatıp durur. İnsanların emeklerinin karşılığını alamamasına yani işçi hakları sorununa da değinmiş John Steinbeck.

“Biri çıksa da sevabına kafama bir kurşun sıksa ..”

Ah zavallı Lennie koca cüsseli, çocuk akıllı, saf ve yüreği kocaman,  masum adam. Senin gibi ne çok insanlar var bu hayatta. Sırf zeka geriliği yaşıyor diye toplumdan izole edilen, aşağılanan, hırpalanan… Belki de hikayenin içimize en çok dokunan,  bizi bu kadar etkileyen  sebebi bunun etrafımızda da varolduğunu bilmek. Bu kitabı okurken aklıma sürekli olarak Yeşil Yol kitabı geldi. Lennie ve John Coffy arasındaki benzerlik çok fazla. İki koca cüsseli ve çocuk akıllı, yüreği tertemiz, saf ve masum adam. Küçük hayalleri ve imkansızlıklar.

Artık birlikte seyahet eden, can yoldaşlığı eden pek kimse kalmadı, dedi.

Nedendir bilmem. Belki de herkes birbirinden korkuyor bu dünyada.

Uzun süredir okuduğum kitaplar içinde beni en çok etkileyen hikayelerden biri  diyebilirim.

🙂 Kesinlikle tavsiye ederim….🥰❤️

Yöneticiye Bildir

Sen ne düşünüyorsun?

Yazar Betül

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0

Gizli Bahçe Kitap İnceleme

Sokak Kızı Maggie Kitap İnceleme